Önce cevabı aklınızdan söyleyin, sonra kartı tıklayın.
Büyüme ölçülerin artışı; olgunlaşma yetişkinliğe doğru ilerleme.
Kızlarda 11,5–12, erkeklerde 13,5–14.
Üç ayda 2,3 cm uzadı: yılda ~9 cm.
Belediyenin yaz okulu turnuvası sentetik sahada öğleden sonra başlayacak. Sahada gölge yok. Organizatör: "Çocuklar zaten her gün sokakta oynuyor, bir şey olmaz."
Hava 36 °C, sentetik çim daha da sıcak
Üç maç, aralarda 20 dakika
Bazı çocuklar suluk getirmemiş
Islak termometre: 26 °C
Küre (güneş) termometresi: 40 °C
WBGT: 29,8 °C
Kalbin her atımda pompaladığı kan miktarı (ml).
Dakikada pompalanan kan: atım hacmi × kalp hızı.
En zor eforda ulaşılan en yüksek nabız (atım/dk).
Bir testte ulaşılan en yüksek oksijen kullanımı (L/dk ya da ml/kg/dk).
VO₂'yi kiloya değil, kilonun bir kuvvetine (ör. kg^0,67) bölmek.
Sinir sisteminin kası daha iyi kullanmayı öğrenmesi.
Bedenin sıcaklığını terleme ve deri kan akışıyla dengelemesi.
Sıcaklık, nem, güneş ve rüzgârı birlikte hesaba katan ısı stresi ölçüsü.
Aynı antrenmana verilen uyumun büyüklüğü; yaşa, olgunlaşmaya ve kalıtıma göre değişir (trainability).
Kasın kandan çektiği oksijen: atardamar ile toplardamar kanındaki oksijen farkı.
Oksijensiz enerji yollarıyla kısa sürede üretilebilen toplam iş: 10–30 saniyelik sprintler.
Şiddetli eforda glikozun hızla yıkılmasıyla oluşan ürün; kan düzeyi eforun şiddetini yansıtır.
Bir sinir hücresi ve onun uyardığı kas lifleri; kuvvetin en küçük çalışma birimi.
Hayat boyu ulaşılan en yüksek kemik mineral miktarı; genç yetişkinlikte ulaşılır.
Sıcakta 10–14 gün kademeli antrenmanla terlemenin ve dolaşımın sıcağa uyumu (acclimatization).
Su serbest olsa bile çocuğun kaybettiği sıvıdan azını içmesi (voluntary dehydration).
İngilizcesi: stroke volume / heart rate
Kartın kuralı tek bir çarpımda: kasa giden kan = atım hacmi × kalp hızı. Arda'nın kalbi küçük, atım hacmi az; aynı tempoda Can'a yetişmek için daha hızlı atıyor.
İngilizcesi: peak oxygen uptake / ratio vs allometric scaling
Kartta üç ölçeği gördük. Şimdi Arda ve stajyer Can'ın sayılarıyla okuyalım; bir sonraki canlı araçta aynı sayılarla oynayacaksınız.
Stajyer Can: 75 kg, zirve VO₂ 3,6 L/dk. Arda: 32 kg, 1,6 L/dk. Kiloya bölmek ile allometrik ölçeği karşılaştırın.
Çocuklukta maksimal nabız çoğunlukla 195–210 arasındadır ve yaşla belirgin değişmez; formül çocukta kullanılmaz.
Hızlı toparlanma, önce sinir sonra kas, kemiğin altın penceresi.
Çocuklar şiddetli eforda yetişkinden daha az laktat üretir ve tekrarlı sprintlerden daha hızlı toparlanır (Ratel ve ark., 2006).
Tekrarlı kısa sprintlerde performans az düşer
Oksijenli sistem daha çabuk devreye girer
Aralar kısa tutulabilir
İngilizcesi: neural adaptation / hypertrophy
8–20 haftalık programlarda ~%30 kuvvet artışı yaygındır (Faigenbaum, 2009): 10 şınav yapan çocuk 13 yapar. Kartta bunun kaynağını gördük; aşağıda Arda, Mert ve kemik.
Ergenlik öncesi kuvvet artışının büyük kısmı nöral uyumdur: daha çok motor birim, daha iyi eşgüdüm ve teknik.
Termometre değil WBGT; tahmin değil yazılı plan.
İngilizcesi: thermoregulation / heat stress
Kart güncel görüşü özetledi (Rowland, 2008; Bergeron, 2011). Turnuva günü hava 36 °C: kartın ~35 °C eşiğinin üstünde. Çocuğun geniş yüzeyi bugün ısıyı atmıyor, alıyor.
WBGT (wet bulb globe temperature), Türkçesiyle yaş hazne küre sıcaklığı. Yalnız havanın derecesini değil, bedenin gerçekten ne kadar ısı stresine girdiğini gösterir.
WBGT = 0,7 × ıslak termometre + 0,2 × küre + 0,1 × hava. Nem ağır basar: ıslak termometrenin payı %70.
Kalp, kan ve kas birlikte büyür. Çocuk aynı işi farklı bir düzenle yapar ve antrenmana yanıt verir.
Beden eğitimi öğretmeni ile 10 yaşındaki öğrencisi yan yana aynı hızda koşuyor. Kasa giden oksijen aynı sonuca farklı yollardan ulaşır (Armstrong, 2019).
Aynı çocuğu yıllarca ölçen çalışmalarda iki ayrı tablo çıkar: mutlak değer (L/dk) bedenle birlikte büyür; kilo başına değer (ml/kg/dk) erkekte yaklaşık sabit kalır, kızda düşer.
Armstrong ve Welsman (2001) · European Journal of Applied Physiology · boylamsal çalışma, çok düzeyli model
Kızların değerleri erkeklerden düşüktü; fark yaşla giderek açıldı.
Zirve VO₂ artışının en büyük belirleyicisi yağsız beden kütlesiydi.
Beden büyüklüğü ve yağ hesaba katılınca da zirve VO₂ yaşla ve olgunlaşmayla arttı.
Modelde anlamlı bir katkı yapmadı.
Çocuklarda aerobik antrenman çalışmalarını derleyen Baquet ve ark. (2003), 51 çalışmadan yöntemi yeterli 22'sini seçti. Çocuk yanıt veriyor; ama şiddet şartıyla.
Ortalama zirve VO₂ artışı.
Anlamlı etki bulan çalışmalarda ortalama.
Çocuk sprintten çabuk toparlanır, kasını önce sinirle güçlendirir, kemiğini sıçrayarak kurar.
Çocuklar özellikle yüksek şiddetli eforlardan yetişkinden hızlı toparlanır. Temel neden: kilo başına bile daha düşük güç üretmeleri; toparlanacakları "borç" daha küçüktür (Falk ve Dotan, 2006).
Ratel, Bedu, Hennegrave, Doré ve Duché (2002) · International Journal of Sports Medicine · deneysel karşılaştırma
Hangi dinlenmeyle olursa olsun, 10 sprint boyunca güç değişmedi; 30 saniye yetti.
30 sn dinlenmede güç %18,5, 1 dk'da %15,3 düştü; 5 dk'da korundu.
30 sn'de %28,5, 1 dk'da %11,3 düştü; 5 dk'da bile hafif düştü.
Her dinlenme koşulunda en az artış çocuklarda.
Kanıtlar kesin değil; ama birçok çocuk-yetişkin farkını açıklayan güçlü bir hipotez var: çocuk, yüksek eşikli (tip II, hızlı) motor birimlerini yetişkin kadar tam devreye sokamaz (Dotan ve ark., 2012).
Zirve kemik kütlesi (peak bone mass) genç yetişkinlikte ulaşılan en yüksek kemik miktarıdır. Ne kadar yüksek olursa, ileri yaşta kemik erimesi o kadar geç başlar.
Fuchs, Bauer ve Snow (2001) · Journal of Bone and Mineral Research · randomize kontrollü deney
Femur boynunda kemik mineral içeriği artışı kontrol grubundan bu kadar fazlaydı.
Bel omurlarında fazladan artış.
Sıçramadaki yer tepki kuvveti vücut ağırlığının yaklaşık 8 katıydı; sakatlık bildirilmedi.
Çocuk susadığını fark etmez, su önündeyken bile az içer. Planı yetişkin yapar.
Beden ısıyı dört yolla alır ya da verir: ışıma (güneş), iletim (sıcak zemin), taşınım (hava, rüzgâr) ve terin buharlaşması. Deri yüzeyi büyüdükçe alışveriş artar.
Bar-Or, Dotan, Inbar, Rotshtein ve Zonder (1980) · Journal of Applied Physiology · deneysel karşılaştırma (aynı çocuklar iki koşulda)
Susayınca içen çocuklar, gereken sıvının yalnız %72'sini içti.
Kiloları saatte vücut ağırlığının %0,3'ü kadar giderek azaldı.
Sıvı kaybı arttıkça rektal sıcaklık da arttı; aynı yüzde kayıpta çocuklarda artış zayıf yetişkinlerden fazlaydı.
Rivera-Brown, Gutiérrez, Gutiérrez, Frontera ve Bar-Or (1999) · Journal of Applied Physiology · çapraz desen
Aromalı içecekte toplam içme, sade sudakinden yaklaşık yarım litre fazla.
Aromalı içecekle kilo korundu; sade suyla hafif dehidrasyon oldu.
Ter kaybı iki seansta benzerdi ve önceki çocuk verilerinden çok yüksekti.
Sahada ter kaybını ölçmenin en kolay yolu antrenmandan önce ve sonra tartıdır. 1 kg kayıp yaklaşık 1 litre sıvıdır.
Öncesi 32,0 kg, sonrası 31,4 kg: 0,6 kg kayıp.
Antrenmanda 0,3 L içti. Ter = 0,6 + 0,3 = 0,9 L.
Kayıp yüzdesi: 0,6 ÷ 32 = %1,9.
90 dakikada 0,9 L: saatte ~0,6 L ter.
Her durumda riski adlandırın ve tek bir karar söyleyin. WBGT eşikleri Kısım 3'teki tablodadır.
Yüksek risk bandı (23–28). Molaları sıklaştırın, süreyi kısaltın, gölge sağlayın.
Alışmamışlık. İlk 10–14 gün antrenman kısa ve hafif başlar, kademeli artar.
0,8 ÷ 32 = %2,5: sınırın üstünde. Sonraki antrenmanda su molası takvime yazılır, içme izlenir.
Yakın zamanda geçirilen hastalık ısı riskini artırır. O gün sıcakta yoğun antrenman yapmaz.
Bilinçli dehidrasyon ısı hastalığı riskini artırır. Çocuk ve ergende hızlı kilo düşürme yapılmaz; aile ve antrenörle konuşulur.
Felçli bölgede terleme bozulabilir. Gölge, su spreyi, ıslak havlu ve sık mola planlanır.
WBGT 29,8 °C çıkınca Zeynep ve Can organizatöre yazılı bir plan götürdü. Turnuva ertesi sabaha alındı.
Ölç: antrenmandan önce WBGT; eşikler yazılı
Uyarla: 09.00'da başla, maçlar 2 × 15 dk, her yarıda su molası
Alıştır: yaz okulunun ilk 10–14 günü kısa ve hafif
Tanı: baş ağrısı, bulantı, sersemlik; bilinç bulanıklığı acildir
Araç Zeynep'in ölçümüyle açıldı: WBGT 29,8 °C, etkinlik orta (maç).
Sonuç "Çok Yüksek Risk" (28–32 bandı): yoğun antrenman iptal, sürekli gölge, her 10 dakikada mola. Anlamı: "egzersizi durdurun" eşiğine (32) yalnız 2,2 derece var; saat 14.00'te üç maç bu yüzden oynanamaz. Projedeki karar (09.00, 2 × 15 dk, her yarıda su) bu tablonun karşılığı.
Sınıf görevindeki iki değeri deneyin: 26 girin: "Yüksek Risk", her 10–15 dk mola. Nem artıp ıslak termometre 30 °C olsaydı WBGT 32,6 olurdu: girin, araç "Tehlike: egzersizi durdurun" der.
Akılda kalsın: "Hava 36 derece demek yetmez; nem ve güneşle birlikte ölçün. Eşikleri sezondan önce yazın, maç günü tartışmayın."
Temmuzda saat 14.00'te U11 turnuvası planlandı.
Çocukta çoğunlukla 195–210 atım/dk; yaşla pek değişmez.
Sıvısı yeterli ve orta sıcakta benzer dengeler; aşırı sıcakta ve alışmamışken risk artar.
Belirgin güçlenirler; kazanç çoğunlukla sinirsel uyumdan gelir.
Soğuk suya batırarak hemen soğutmak hayat kurtarır (Casa, 2015).
Gelecek haftaya taşıyacağınız cümleler.
Kısım 4, 5 ve 6'dan taşıyacağınız cümleler.
%70. Nem yüksekse ter buharlaşamaz ve ısı atılamaz.
Önce soğut, sonra taşı: soğuk suya batırma en hızlı yöntem; bu sırada 112 aranır.
Ölçülen ya da hesaplanan WBGT: risk bandı, mola ve su önerisi.
Aç → HesaplayıcıAntrenman öncesi ve sonrası tartı: çocuk ne kadar sıvı kaybetti?
Aç → TestSahada en basit sıvı kontrolü: renk tablosu.
Aç → TestZirve VO₂'nin sahadaki tahmini; çocuk normlarıyla.
Aç →Dersin temel kavramları üzerine çözümlü sorular.
Aç → ZorlayıcıAynı konunun ileri düzey soru seti; anında geri bildirim.
Başla → Derinleşmek isteyeneAynı haftanın ayrıntılı sunumu: daha çok kanıt, hesap ve vaka.
Aç →