Bölüm 11
Zihinsel (Bilgi) Eğitimi
Zihinsel (bilgi) eğitimi (intellectual training), sporculara temel egzersiz teorisi ve halter bilgisinin amaçlı ve planlı biçimde öğretilmesi sürecidir. Çin'de modern halter antrenmanı giderek daha bilimsel bir nitelik kazanmakta ve sonuçları ileriye taşımak için diğer bilim alanlarından gelen bilgiyle bütünleşmektedir. Örneğin spor bilimciler, üç boyutlu (3B) hareket analizi teknolojisiyle, hatta mobil uygulamalarla sporcunun hareketine ilişkin kinesiyolojik ve kinematik veriler üretebilmektedir. Bu veriler, sporcunun hareketindeki güçlü ve zayıf yönleri ortaya koyabilir. Ayrıca araştırmacılar, bir sporcu grubunda yardımcı hareketlerin koparma ve silkme ile olan korelasyonlarını istatistiksel olarak çözümleyerek diğer sporcuların izleyebileceği standartlar oluşturabilir.
Bu ilişkileri anlamak, sporcuların nerede gelişmeleri gerektiğini görmelerine ve antrenman programlarını daha iyi kavramalarına yardımcı olabilir. Dahası, spor hekimleri sporcunun sağlığına ilişkin özet istatistikler sunabilir ve sporcunun gelişimi için öneriler getirebilir. Örneğin sporcunun kolesterolü yüksekse beslenmesini değiştirebilir. Hormon değerleri aşırı antrenmana işaret ediyorsa antrenörüyle birlikte çalışarak antrenmanını yeniden düzenleyebilir. Halter modern bilimsel bilgiyi bünyesine kattıkça sporcuların da genel bilim, spor bilimleri ve halter teorileri konusunda temel bir anlayışa sahip olması zorunlu hale gelmektedir.
Zihinsel Eğitimin Amacı
Zihinsel eğitimin amacı, sporcunun kendi bedenini, performansını ve sporunu anlama düzeyini yükseltmektir. Sporcular daha yüksek bir anlayış düzeyine ulaştıklarında, daha iyi sonuçlar elde etmek için davranışlarını neden ve nasıl değiştirmeleri gerektiğini bilirler. Teknik yöntemlere ilişkin bilgilerini kullanarak antrenörün niyetini daha hızlı kavrayabilir, teknik ve taktikleri bilinçli biçimde öğrenebilir ve genel antrenman düzenine ilişkin anlayışlarıyla antrenörleriyle birlikte daha etkili bir antrenman planı kurabilirler. Dışarıdan bakan bazı kişiler zihinsel eğitimin yüksek hedeflere ulaşmakla pek ilgisi olmadığını düşünebilir; bazıları da sporcuların yalnızca kaldırışa odaklanması gerektiğine inanır. Ancak Çin halter sistemi, zihinsel eğitimi sporcunun genel yarışma yeterliliğinin ana bileşenlerinden biri olarak bünyesine katmıştır (bkz. Bölüm 5, Halter Antrenman İlkeleri).
Zihinsel Eğitimde En İyi Uygulamalar
Sporcunun temel anatomi, fizyoloji, spor hekimliği, biyomekanik, spor psikolojisi, biyokimya ve diğer antrenman ilkelerine ilişkin anlayışını inşa etmek aşamalı bir süreçtir; bu nedenle antrenman öncesinde, sırasında ve sonrasında ya da ayrı oturumlarda ele alınmalıdır. En iyi uygulamaların çoğu, antrenörlükteki en iyi uygulamalarla aynıdır (bkz. Bölüm 4, Halter Antrenörlük Yöntemleri). Örneğin antrenör, sporcunun antrenman sırasında nelere dikkat etmesi gerektiğini açıklığa kavuşturmak için video, grafik, veri ve diğer medya araçları gibi teknolojilerden yararlanarak teoriyi uygulamayla birleştirmelidir. Kullanılan teknoloji ve öğretim yöntemleri sporcunun öğrenme biçimine (işitsel, kinestetik, görsel) uygun olmalıdır. Yaygın uygulamalardan biri, sporcuların düşüncelerini antrenman günlüklerine yazmaları ve antrenmandaki dalgalanmaları öğrenmek için antrenörle tartışmalarıdır. İleri düzey sporcular, antrenörün antrenman taslağına ve değerlendirmesine başvurarak kendi antrenman planlarını geliştirebilir.
Antrenörler için bir diğer iyi uygulama, sporcunun yaşına ve deneyimine uygun açıklamalar yapmaktır. Antrenör önce temel bilgileri yerleştirmeli, ardından sporcu deneyim, anlayış ve beden farkındalığı kazandıkça bunların üzerine daha üst düzey açıklamalar inşa etmelidir. Örneğin sporcu yeterince uyumuyor ve kötü antrenman yapıyorsa antrenör uykunun beden ve genel toparlanma üzerindeki temel önemini açıklayabilir. Daha sonra, sporcu antrenman planına daha aşina hale gelip sonuçları fark ettikçe antrenör antrenman adaptasyonunun temel teorisini açıklayabilir. Yeni başlayanlara teknik öğretirken antrenör, öğretilmesi kolay olduğu için 5 Sözcük'ü açıklamaya ve göstermeye dayanmalıdır. 3 yerçekimi ilkesi gibi daha betimleyici kavramlar ise daha sonraya bırakılmalı; ancak daha basit açıklama ve gösterimler bir teknik sorunu düzeltmeye yetecek anlayışı sağlayamazsa devreye sokulmalıdır.
Ayrıca sporcular birbirlerini izlemeli ve birbirlerine yardım etmelidir; böylece hepsi öğrenip gelişebilir. Örneğin antrenör, antrenman sırasında sporcuların birbirlerinin tekniklerini çözümlemelerini ve gelişim için öneriler sunmalarını örgütleyebilir (Duan ve Yang 2007). Alternatif olarak antrenör, antrenman sonrasında sporcuları teknik videolar izleyip gördükleri teknikleri çözümlemek üzere bir araya getirebilir. Buna ek olarak antrenörler, sporcuların iyi performans göstermenin yolunu anlamaları ve yarışma taktiklerini öğrenmeleri için yarışma kurallarını açıklayan oturumlar düzenleyebilir. Deneme müsabakalarında ve yarışmalarda antrenör, sporcularının takım arkadaşlarının ısınmasını izleyerek, yarışma taktiklerini çözümlemek için skor tablosunu takip ederek, plaka yüklemeye yardım ederek ya da kaldırışları değerlendirerek yardımcı olmalarını veya gözlem yapmalarını sağlayabilir. Bu etkinliklerin düzenlenmesi olağan antrenman ve yarışmayı olumsuz etkilememeli, aksine normal antrenmanı tamamlayıcı bir etki yaratmalıdır. Amaç sporcuyu antrenör yapmak DEĞİL, kendi performansını daha derinlemesine kavrayabilmesi için halteri öğrenmesine yardımcı olmaktır.
Son olarak antrenör, sporcuları soru sormaya ve öğrenme isteği duymaya teşvik edecek olumlu bir öğrenme ortamı kurmalıdır. Bu adımlar güven, saygı, özgüven ve takım zihniyeti oluşturur. Antrenör sporcuları soru sormaya ve kendilerine sorulduğunda görüşlerini belirtmeye teşvik edebilir. Bu tartışma, sporcuların antrenman boyunca ilgisini canlı tutabilir ve antrenman birimine yalnızca katılmak yerine ona katkıda bulunduklarını hissetmelerini sağlayabilir. Sporcu yanlış bir yanıt verirse antrenör ona yanlış olduğunu söylemek yerine doğru yanıta doğru yönlendirmelidir. Örneğin bir sporcunun silkme itişini neden kaçırdığı sorulduğunda, deneyimsiz gözlerin yakalamaya odaklanıp kilitlemenin yeterince güçlü olmadığını söylemesi kolaydır. Oysa itişin kaçırılmasında durum nadiren böyledir; sonuç çoğu zaman hatalı bir çöküş ve frenlemeden, hatta yanlış bir başlangıç pozisyonundan kaynaklanır. Bu durumda antrenör, sporcuları başlangıç pozisyonu ya da çöküş ve fren sırasında daha önce ortaya çıkan sorunları fark etmeye zorlayabilir. Son olarak antrenör, doğru yanıt veren sporcuları tebrik etmelidir; böylece sporcular antrenman boyunca ilgilerini sürdürmeye daha istekli olur. Bu uygulamanın her antrenman biriminde, her egzersizde ya da her kaldırışta yapılması gerekmez; ancak sporcuların bundan sonra uygulayabileceği öğretici bir an işlevi görmelidir.
Zihinsel Eğitimin Yöntemleri
Zihinsel eğitim, antrenörün genel öğretim tarzının bir parçasıdır; dolayısıyla yöntemleri, Bölüm 4'te (Halter Antrenörlük Yöntemleri) sunulan kavramları iletme, teknik öğretme, hataları düzeltme ve sakatlıkları önleme yöntemleriyle aynıdır. Temel fark, zihinsel eğitimin bu yöntemleri sporculara yalnızca teknikten çok daha geniş bir konu yelpazesini öğretmek için kullanmasıdır.
Sonuç
Sporcular, genel yarışma yeterliliklerini artırmak amacıyla teknik ve taktiklerde ustalaşmak için kendilerini ve akranlarını tanımaya çalışmalıdır. Zihinsel eğitim, sporculara genel bilimsel bilgi ile haltere özgü bilimsel bilgiyi kazandırmayı amaçlar; böylece sporcular antrenörün niyetini anlayabilir, antrenmanlarına daha fazla amaç katacak biçimde davranışlarını değiştirebilir ve en üst beceri düzeylerine daha hızlı ulaşabilirler. Bu nedenle antrenörler, sporcu deneyim ve anlayış kazandıkça bilgiyi antrenman sürecine aşamalı olarak katmalıdır. Bu eğitimin sporcuyu bir antrenöre dönüştürmesi gerekmez; amaç, sporcunun kendi kendisinin uzmanı olmasına yardımcı olmaktır.